Sevgi Erdaha

Ravenna Güzel Sanatlar Akademisi ve Floransa Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim, heykel, mozaik ve gravür eğitimi aldı.

 

Çoğunluğu yağlı boya ve akrilik olan resimleri, Floransa, Milano, Ancona, Zürih Ve Cambridge de, son 10 senedir kendini daha çok adadığı ve tamamiyle kendine özgün  teknikleriyle yarattığı heykelleri İstanbul'da Cezayir kültür merkezinde, Esma Sultan yalısında ve Bodrum'da sergilendi.

 

Ayrıca dünyaca ünlü isimlerin ve devlet büyüklerinin hiperreal heykelleri Türkiye'nin bir çok müzelerinde ve  Taşkent'de (Özbekistan )

sergilenmektedir..

 

İtalyan kanalı Rai2’de Rock grupları için Çizgi ve belgesel filmler yaptı.

 

1980 senelerinde İtalya’nın ünlü rock grupları Sensations fix ve Perigeo’ya İngiltere’de ünlü Waves grubuna plak kapakları ve İtalya’da Vogue dergisine, Türkiye’de vizyon dergisine kapaklar yaptı.

 

Moda dünyasına da girerek, top modellerle yaratıcı makyaj çalışmaları ve fashion designer olarak, Enrico Coveri, Biblos, Genny, you Young, Linea Ur-khan gibi ünlü firmalara tasarım aksesuar koleksiyonları yarattı.

 

14 yaşından bu yana İtalya'da yaşamaktadır.

 

Sevgi Erdaha çözülmeye uğramış düşlerini, efsanelerini, öykülerini kendi kişisel üslubuyla doğal malzemeler kullanarak estetik nesnelere dönüştürürken, ona rüyaları ve bilinçaltı eşlik eder. Parmak uçlarında oluşan sihir yaratım sürecinde korkusuz ve sessiz bir zamanın devinimini sürdürür. Daha çok insana özgü özellikleri işler. Zamansız ve mekansız bu kayıp yüzler adeta birbirlerini denetleyen bir topluluğun üyeleridir. Sanatçının düşlerini aralayan bir geçitten geçercesine izlediğimiz yapıtlar, onun iç güdüselliği ile yarattığı bu derinlik bizler için de bir serüvendir. 

Erdaha'nın heykellerinde imgesel düzen "öteki olarak kendi" ve "kendi ve öteki" nin bir karışımıdır. O rüyalarını, duygularını bir zihin hapsinde gözlemlerken heykellerinde form bulmakta, içe ve bilinmeyene doğru yolculukta ona eşlik eden doğal malzemeler yoldaşları olmaktadır. Kendine ait bir evrende yolculuğu, yol arkadaşları, akıl ve sezgilerle birleşir, bütünleşir ve heykellerde biçimlenir. 

Sanatçı yaratım sürecinden başlayarak uzanan bir yoldan, onlarca yılın deneyimlerini aktararak ilerliyor. 

Bu uzun yolun durakları arasında yaşadığı toplumla ilişkisinin yanı sıra evrensel düşünce akımlarından nasıl beslendiğini de irdeliyor. Zaman mekan ve nedensellik dışındaki adeta bir geçit töreniyle izliyoruz heykellerini.